);
Drone & Kamera

Hangi Drone’u Satın Almalıyım?

Öncelikle şunu belirteyim: Drone almayın!

Şaka gibi gelebilir ama aslında birçoğumuz için drone satın almak anlık bir heves. Dürüst olmak gerekirse uçma yasağı olan yerler, çıkardığı ses ile insanları rahatsız etmesi ve gözetleniyor hissi uyandırması bir yana; sürekli yeni yerler keşfetmeyecekseniz dronenunuz bir dolapta kapalı kalacaktır. Kapalı bırakmak için fazla lüks bir oyuncak.

Buraya kadar vazgeçmediyseniz hadi elimizdeki seçenekleri değerlendirelim:) Önden belirtmekte fayda var, ben hobi amaçlı kullanıyorum dolayısı ile size sadece kendi deneyimlerimi aktaracağım. İlla ki profesyonel görüşü olan vardır onları da yorum kısmımızda ağırlayalım.

Piyasada bir çok drone markası var ama ben hepsine girmeyeceğim. İnceleyeceğimiz dronelar DJI markasının olacak. Reklam aldığımdan değil, çoğunluğun tercih ettiği ve görece riskli bir konuda kendini ispatlamış bir marka olduğu için DJI ile devam edeceğim. İnceleme sıramız da çoğumuzun online alışveriş yaparken izlediği stratejiye göre olacak: filtrele / fiyat / düşükten yükseğe 🙂

DJI Tello

Bu küçük canavarın en önemli özelliği kumandasının olmaması,  telefondan kontrol ediyorsunuz. Aslında ben ona selfie drone diyorum. Çünkü hem ufak hem de nereye giderseniz gidin elinizle havaya atmanız uçması için yeterli. Sonra elinize geri konuyor. 13 Dakika uçuş süresi size az gelebilir ama zaten çok uzağa gönderemiyorsunuz, menzili 100metre. Selfie drone için gayet yeterli. Pili bitmeye yakın uyarı verip güvenli bir şekilde iniş yapıyor. En önemli eksiği; gimbal yok, elektronik stabilizasyon yapıyor ve 720p video çekebiliyor. Tam da bu sebepten dolayı abilerine göre oldukça ekonomik: 99USD. Selfie çekip instagramda paylaşım yapacaksanız tam da size göre sanki. Durun acele etmeyin!

DJI Spark

Benim ilk göz ağrım olduğu için kendisine biraz kıyak geçeceğim sanırım. DJI’ın çıkarttığı ilk ekonomik seyahat drone’u olur kendisi. Müthiş hafif, Full HD video çekebiliyor. Avuç içinizden kalkıyor, elinizden komut verip isterseniz sizi takip etmesini sağlıyorsunuz isterseniz de geri çağırabiliyorsunuz. Yetmiyormuş gibi avuç içinize geri konuyor. Etrafta gün ışığı olduğu sürece bu özellikleri mükemmel çalışıyor. Ben denedim aman siz sakın gece denemeyin.

 

Eğer drone dünyasına giriş yapacaksanız ve azıcık tereddütünüz varsa bu drone tam size göre. Boyutları ufak, sivil havacılıktan sizin almaya gerek yok (şimdilik). Bu drone’u satın alırken dikkat etmeniz gereken şey, kumandası ayrı satılıyor. Yani kumanda almazsanız sadece telefonla yaklaşık 100m’ye kadar uçurabilirsiniz. Kumanda ile 2km menziliniz olduğu söylense de, 1km’den sonra görüntü aktarımı kesintiye uğruyor ve tam güzel bir an yakaladığınızı düşündüğünüzde sağa sola çok sert hareketler yapmış oluyorsunuz ve sinematik çekiminize veda ediyorsunuz. Türkiye’de olmasa da bir çok ülkedeki kural, dronunuzu gözden kaybetmeyecek şekilde uçurmanız. Uçuş süresi 15dk ile kısıtlı ancak fly more combo paketi adından da anlaşılacağı üzere daha uzun uçurabilmeniz için +2 yedek pil ile geliyor. Kumanda + Drone:399 USD iken, fly more combo paketi 549USD. Spark ile kayedilen Güney Kore videosu için tıklayınız.

DJI Spark’ın sport moduna da kısaca değinmek istiyorum. İlk defa drone kullanacaklar için oldukça iddialı bir maksimum hıza sahip: 50km/s. Uyarmakta fayda var sport moda alırsanız öndeki engel uyarıcı sistem devre dışı kalıyor. O yüzden olabildiğince açık alanda bu tür hız denemeleri yapabilirsiniz. İşte size bir örnek:

DJI Mavic Air

İtiraf etmeliyimki satın almadan önce büyük bir beklenti içindeydim. Gerek tasarımı olsun gerek özellikleri olsun tam bir seyahat sever dostu bir drone bu. En öne çıkan özelliği katlandığında neredeyse cebinize girecek kadar küçülüyor olması. Ben İzlanda gezisi boyunca montumun cebinde taşıdım. 20 dakika uçuyor, aşırı stabil ve 4K  çekim yapabiliyor. Bana göre bir kusuru var ki, çevremden de benzer şikayetler aldım. 4km mesafe menzili olmasına rağmen eğer kumandanın antenlerini doğru konumlandıramadıysanız 350m den sonra dahi görüntü kesilmeye başlıyor. Bu yüzden uçuş sırasında kumandanın antenlerini, dronenun antenleri ile paralel tutmaya özen gösterin. Aksi takdirde hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Quickshot modları inanılmaz güzel, takip yeteneği bayağı iyi. Sert rüzgarlara karşı koyabiliyor ve dayanıklı. İzlanda gibi sert koşullarda araç takibi ya da şelaleleri nasıl kaydettiğini görmek için İzlanda videoumuzu izleyebilirsiniz.

Fly more combo seçeneği bu droneda da mevcut. Spark’dan ayrılan bir diğer özelliği ise 3 axix gimbala sahip olması. Bariz şekilde daha pürüzsüz videolar çekebiliyorsunuz. Bana göre hala fiyat/performans olarak öne çıkan model Mavic Air’dir. Bazı eksikleri var elbette. Keşke haberleşmeyi Mavic Pro’da ki gibi ocusync ile yapsaydı, o zaman tadından yenmez olacaktı. Fly more combo paketi 999USD olmakla birlikte, tek pil ile de idare ederim derseniz 799USD’yi gözden çıkarmanız gerekiyor.

Mavic Air ile çekilmiş huzur dolu bir Portekiz hatırası için sizi instagram hesabıma alalım:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir